Ve bütün suç erkeklerdeydi. Elbette. Başka kim kaldı? Kuşları, köpekleri, kedileri, solucanları, fareleri, örümcekleri, balıkları filan suçlayacak halimiz yok. Erkekler. Erkeklerin bunalmak gibi bir lüksleri yoktu. Gemi alabora olurdu.
Benim yaşımdaki adamların çoğu ölmüş, ya da ölmemişlerse ölsünler çünkü ölülerden farkları yok.
Ümit budalalarıyız. Eski giysilerimizle, eski arabalarımızla, bütün hayatlar gibi harcanmış hayatlarımızla bir serap peşinde...
Yetmiş yaşındaysan her an ön camdan dışarı fırlayabilirsin.
Hep dışarıdaydım, hiç ait olmadım.
Canlıydılar ama değildiler.
Herkes başkalarının bilmediği bir şey bildiğini sanır. Yitik aptal egolar. Ben de onlardan biriyim.
İnsanlar, şiddet söz konusu olduğunda çiçek gibi açıyorlar.
Şımarmıştım. Yazmanın verdiği rahatlığa ve keyfe alışmıştım Verdiği güvene. Lanet bir işe dönüşmesine. Geçmişin önemi yoktu. Bir sonraki cümleydi önemli olan. Bir sonraki cümle gelmezse teknik olarak hayatta olsam da, ölmüştüm.
Yazacak şey çok ama söyleyecek şey az.
Turgut Özakman
Ferit Edgü
Murat Belge
Osho
Oya Baydar
Oscar Wilde
Michael Ende
Bilge Karasu
Jon Krakauer
Maeve Binchy