Biz de bir şeyin içine batmak istiyorsak, içimizin o şeyle dolması lazım, diye düşündüm. Tanrı'nın merhametinin içine batmak istiyorsak, önce içimizin merhametle dolması lazım. Tanrı'nın sevgisinde kaybolmak istiyorsak, önce içimizin sevgiyle dolması lazım. Tanrı'nın özelliklerini ölümsüzler olarak düşünebilirsiniz. Çünki kalıcıdırlar, yok olup gitmezler. İşte Tanrı'yı kalbimize koyduğumuzda, kalbimiz ölümsüzlerle dolar ve ölümsüz bir kalp olur böylece.
Diğer Serdar Özkan Sözleri ve Alıntıları
Zaman ileriye doğru akıp gittiği sürece, büyülendiğimiz gelecek, el değmemiş geçmişten başka bir şey değildir.
''Her zaman senden daha iyi vasıflara sahip başka biri çıkar. Ama senin gibi biri daha yok. Bilirsin, herkesin parmak izi farklıdır. Ben içimizde de bir parmak izi olduğuna inanıyorum.''
''Her gidişin bir gelişi vardır.''
gulun kokusunun kendine ozgu bir sesi var
ne kadar zormus, bir seye inanmak, deger vermek, ama baska sekilde yasamak. bir seyi sevmek, saygi duymak, ama o sevgiye, saygiya ihanet eder sekilde davranmak. dogruyu bilmek, ama bile bile yanlisi secmek.....
begenilmeyi, sevilmeyi mutlu olmak icin istemiyor muyuz sonucta?
icimizdeki unutmamiz yuzunden, kendimizi ozel hissetmek icin hep distaki seylere ihtiyac duyuyoruz. En basta baskalarina, onlarin begenisine ve bize onlarin begenisine getirecegine inandigimiz her turlu maddi seye, bunun yaninda, basariya, guce, lukse, une... kisacasi bize kendimizi farkli ve ozel hissettirecek her seye. Oysa bunlarin hicbirine sahip olmasak da, icimizde Tanri'nin kokusunu tasiyor olmamiz kendimizi ozel hissetmemiz icin yetmezmi?
baglanabilmek icin, once bagimsiz olmak gerekir.
her seyin gercek ve kalici olani icinde buldugundur... distaki hicbir seyin kalici olmamasi Tanri'nin bize buyuk bir hediyesi aslinda. Tanri distaki her seyin bir gun gitmesini saglayarak , bizi icimize bakmaya, deger verdigimiz, arzuladigimiz seylerin, dis dunyadaki golgelerini degil, icimizdeki asillarini bulmaya zorluyor.
Bir insanın kendini bulmak istemesinden, içinden, yüreğinden gelen sese kulak vermesinden daha güzel ne olabilir ki?
Sezgin Kaymaz
Jennifer L. Armentrout
Necip Fazıl Kısakürek
Henri Beyle Stendhal
Marc Levy
Anton Çehov
Mustafa Kemal Atatürk
Ece Temelkuran
Ahmed Günbay Yıldız
Jean-Christophe Grangé