Bence ölümün en karanlık yanlarından biri, ben öldüğümde tüm dünyanın, yani anı dünyamın bugüne dek tanıdığım herkesin içinde bulunduğu o zengin kökleri çok sağlammış gibi görünen dünyanın benimle birlikte kaybolup gidecek olması. Puf! İşte bu kadar. İki haftadır eski kağıtlarla ve fotoğraflarla dolu kutuları seçiyorum. Her birine, mesela çocukken yaşadığım mahalledeki bir sokağın fotoğrafına ya da hayatta olan kimsenin tanımadığı bir akraba veya arkadaşın fotoğrafını tek, tek baktıktan sonra onları çöpe atıyorum. Bunu her yapışımda, eski gerçek dünyamın pul, pul döküldüğüne şahit oldukça içim ürperiyor.
Diğer Irvin D. Yalom Sözleri ve Alıntıları
Ben gördüğüm şeyim, diğerlerinin bende gördüğü şey değil, kendi gördüğüm şeyim. Çok uzak hissediyorum kendimi. Belki bu yüzden sözcüklerle size çok yaklaşamıyorum. Çünkü sözcüklerimle kendime çok yaklaşamıyorum.
Ginny'nin içinde bulunduğu son kötü durum şu ki, artık yerinde sayıp her şeyin bittiğinin kendisine söyleneceği zamanı bekliyor.
İçindeki öz-yıkımcı simyacı her şeyi iyiden kötüye çeviriyordu.
Ginny'nin içinde, yaptığı her şeyin anlamını ve zevkini çalan küçük bir şeytan var.
Paltolarımızı çıkarıp eğlenceye katılmıyorsak hayat gösterisinin çoğu kaçar. Neden kapanış saatinden önce çıkışa koşalım ki?
Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker... Nihai olarak zafer ölümün olacaktır, çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa süre için oynar. Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da, olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi.
"Dünün parçalanmışlığı yamalandı. Acım bitimsiz, ama mutluluğum da öyle."
"Şu anda hiç kaygının olmadığı bir güne giden yolun yarısındayım."
"Artık daha fazla sessizlik var ve çok az gözyaşı öfkeyle çevrili. Acı, seni öğrendim ve seninle daha fazla değerli zamanımı harcamayacağım."
"Ağlamak bir yere götürmese de en azından bir şey yapmaktır ve bildiğiniz gibi ben ağlamaya eğilimliyim."
Bernard Lewis
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Thomas Harris
Arif Nihat Asya
Fernando Pessoa
Marquis de Sade
Joseph Conrad
Buket Uzuner
Celil Oker
Rhonda Byrne