Ben ölmişem, baci. Çok ölmişem. Ben erkek değilem. Ben Memed Ali değilem. Memed Ali ölmişe, baci. Memedo Ali almişe tifengi, öldirem, aha bele bele öldirem Okçi. Öldirem Garadagi Mirtaza. Öldirem bu köpekleri. Gene çıkarem dagima. Torosun dagima... Ağa bir degil kim! Ağa bin tanem, Okçi bin tane, Garadagi Mirtaza yüz bin tanedir, baci. Hepsini çok öldürem. Ağa çohtir. Çoktir baci. Öldir öldir bitmezkim ağa. Değil mi, baci? Memed Ali aklı garışik olmiş. Memed Ali aklı gayrik heçbir şeye ermez. Ben hadim olmişem, iğdiş olmişem, Zeyno baci. Düşünmüşem, düşünmişem, çok düşünmüşem. Ağa bin tene, iki bin tene. Hepisi nasil öldürür Memed Ali? Çok gafam yormişem, bir yolini bulamamişem, baci. Sen söyle, baci, bene. Senin çok akıl var. Senin ürek çoh igittir. Söyle bene bir akil, ver bene bir akil. Ben bu ağaların hepisini nasıl ederem?
Diğer Yaşar Kemal Sözleri ve Alıntıları
Abdi gitti; Hamza geldi...
Üç günlük fani dünyada
Ölmeden gülen öğünsün
Beş vaktını da kazaya
Koymayıp kılan öğünsün
Deryalarda oynar kayık
Kimi sarhoş kimi ayık
Dünya fani insan konuk
Demlerin süren öğünsün
Metin Karac'oÄŸlan metin
Yöğrük derler aşkın senin
İnsan insanın kıymetin
Sağlıkta bilen öğünsün
Nasıl alışsın, her yer başka başka, her yerin her insanı başka başka. Remzi Bey tanımadığı insandan, tanımadığı yerden korkardı. Kim bilir, bir insanın iyilik mi kötülük mü, dostluk mu düşmanlık mı düşündüğünü şöyle yüzüne bakınca, kim bilir? Tanışmadan, konuşup görüşmeden bir insan korkuludur, başka bir şeydir. Yani herhangi bir şeydir. Konuşup görüşüncedir ki işte o zaman insan insan olur. (...) Tanışmadan görüşmeden bir insan bir ıssız ada gibidir. Tehlikelerle doludur.
ceviz ağacı çok değerlidir ama altında uyumayacaksın. gölgesi ağırdır. Bir de ceviz ağacının bir huyu vardır, budaklarından birisi oluşuken yakınında kim varsa ne varsa hemencecik budağın içine resmini nakşediverir. zamanla budakla birlikte resim de büyür.
Bu köyden de çok çok kaçmak istiyordu... Ne yapacağını bilemiyordu. Bir şey biliyordu ki bu köyde kalmamalıydı. Ya da anası gitmeli bir yere. Anası, anası gitmeli. Herkes anasına düşman. İnsan bu düşmanlık içinde boğulur. Anasına olan düşmanlık kendine de geçiyor, boğulacak gibi oluyordu bu köyde...
Abdi gitti; Hamza geldi...
Üç günlük fani dünyada
Ölmeden gülen öğünsün
Beş vaktını da kazaya
Koymayıp kılan öğünsün
Deryalarda oynar kayık
Kimi sarhoş kimi ayık
Dünya fani insan konuk
Demlerin süren öğünsün
Metin Karac'oÄŸlan metin
Yöğrük derler aşkın senin
İnsan insanın kıymetin
Sağlıkta bilen öğünsün
Nasıl alışsın, her yer başka başka, her yerin her insanı başka başka. Remzi Bey tanımadığı insandan, tanımadığı yerden korkardı. Kim bilir, bir insanın iyilik mi kötülük mü, dostluk mu düşmanlık mı düşündüğünü şöyle yüzüne bakınca, kim bilir? Tanışmadan, konuşup görüşmeden bir insan korkuludur, başka bir şeydir. Yani herhangi bir şeydir. Konuşup görüşüncedir ki işte o zaman insan insan olur. (...) Tanışmadan görüşmeden bir insan bir ıssız ada gibidir. Tehlikelerle doludur.
ceviz ağacı çok değerlidir ama altında uyumayacaksın. gölgesi ağırdır. Bir de ceviz ağacının bir huyu vardır, budaklarından birisi oluşuken yakınında kim varsa ne varsa hemencecik budağın içine resmini nakşediverir. zamanla budakla birlikte resim de büyür.
Bu köyden de çok çok kaçmak istiyordu... Ne yapacağını bilemiyordu. Bir şey biliyordu ki bu köyde kalmamalıydı. Ya da anası gitmeli bir yere. Anası, anası gitmeli. Herkes anasına düşman. İnsan bu düşmanlık içinde boğulur. Anasına olan düşmanlık kendine de geçiyor, boğulacak gibi oluyordu bu köyde...
Dido Sotiriyu (Dido Sotiriu)
Cesare Pavese
Vedat Türkali
Nazan BekiroÄŸlu
Mehmet Rauf
Yekta Kopan
Patrick Süskind
Jonathan Swift
Hüsnü Arkan
Olivia Cunning