Galiba aşk, utanç duygusunun ortadan kalkması demek. İki kişinin birbirine karşı hiç bir şeyden, hiç bir düzeysizlikten utanmaması demek...
Anadil öyle bir şeydi ki aynı şeyi bir başka dilde söylediğinde bütün anlamı, rengi, kokusu yitip gidiveriyordu.
Bu dünya bir penceredir / Her gelen baktı geçti , diye tekrarlıyorum durmadan. Felsefe bundan başka nedir ki diyorum; raf çökerten onca kitap, onca üniversite, anlı şanlı felsefe profesörleri, sözümona varlığı sorgulayanlar bundan başka bir şey söyleyebilirler mi? Ya o din alimi geçinenler? Din alanlar, din satanlar, laf kalabalığından başka ne söylüyorlar? Onların bütün laflarını da bir Karadeniz türküsünün iki dizesi açıklıyor. Bu dünya yalan dünya / Öteki de şüpheli.
"... kendimizi hayvanlardan ve bitkilerden üstün görmemiz büyük bir aldatmaca, insanlık diye yücelttiğimiz şey aslında ne aşağılayıcı bir kavram ..."
"Beni alıp tekrar karnına soksan bile koruyamazsın anne!"
Eski bir Arap şiiri geliyor aklıma; Asil insanların en neşeli zamanlarında bile bir hüzün vardır, daha düşük ruhlar ise en sefil zamanında bile neşelidir.
Bütün Ortadoğu'nun adeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadında sarhoş olur.
..bazı acıları ölüm bile unutturamıyor, bazı davranışlar ölümden sonra bile bağışlanmıyor ...
Sanki varoluşumuz, yaşamımız birtakım anlamsız, saçmasapan rastlantılara bağlı değil de daha derin ve kavrayamadığımız bir anlamı varmış gibi duyumsarız ve itiraf etmesek bile herkesin hoşuna gider.
Her insanın içinde iyi ve kötü, yan yana durur. Hangisini beslersen o galip gelir.
Hüsnü Arkan
Ahmet Haşim
Johann Wolfgang von Goethe
Necip Fazıl Kısakürek
İnci Aral
Ursula K. Le Guin
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Jack London
Christian Jacq
Bertrand Russell