"Kadınsız hikâye tuzsuz aşa benzer."
Atölyemin yerini cep defterine yazdı. Bir gün geleceğini, resimlerimi merak ettiğini, yalnız belki kötü bir huyu olduğunu, ikinci görüşünde konuştuğu kimselere 'siz' diyemediğini söyledi.
İnsan hasta oldu mu kendi etinin bilincine çok daha varıyordu.
...insanoğlunun bir yığın süflî işi vardı. Oysa bir an önce sokağa çıkmak istiyordu.
"Bugünkü benim son aldanışım olmayacak. İnsanlara güveniyorum."
Rahatsınız. Hem ne kolay rahatlıyorsunuz. İçinizde boşluklar yok. Neden ben de sizin gibi olamıyorum? Bir ben miyim düşünen? Bir ben miyim yalnız?
Güçlüğü umutsuzca zorlamak bile güzeldi.
Kim bilir, iç sıkıntısı olmasa, belki insanlar işe gitmeyi unuturlardı. 'İş avutur' derdi babası.
Neden insanlar durup gülmüyorlardı?
İşte ak akça en gerektiği anda olmuyordu.
Kemal Tahir
Ahmet Şerif İzgören
Azra Erhat
Julie Garwood
Erol Çelik
Haruki Murakami
Robert Louis Stevenson
Kahraman Tazeoğlu
Nazım Hikmet Ran
Doğan Cüceloğlu