- Captain, gözleriniz kıpkırmızı! Yoksa ağladınız mı? - Neden ağlayayım, Madam? - A, siz hiç ağlamaz mısınız? - Hayır, asla alışık değilim. - O halde bilseniz hayatta ne büyük ir zevkden mahrumsunuz! Ağlamak, ağlamak bu tatlı bir şey... Bu, yağmurun bir yaz günü kuru ve kızgın toprak üzerine yağışı gibi bir şey...
Aramızda artık her şey bitti, öyle mi? Bunu yazmak kolay, fakat okuyup anlamak güçtür!
Görünüşler her zaman aldatıcıdır.
Ben içimdeki kıyameti içime sığdırmaya yeterli güçte değilim; ya ben onu boğacağım ya o beni boğacak.
- Siz hiç ağlamaz mısınız? - Hayır, asla alışık değilim. - O halde bilseniz hayatta ne büyük bir zevkten mahkûmsunuz.
Aşk vardır ki tutkununu insan üstünlüğüne kadar yükseltir! Aşk vardır ki esirini şuursuzluğun ve hayvanlığın son basamaklarına kadar indirir.
Büyük felaketler gibi, büyük saadetlere de güç inanılır ve güç alışılır.
Ne, nasıl, demeye vakit kalmıyor. Bir müjde, bir müjde daha! Türk ordusu Alaşehir'i geçmiş, Turgutlu'da...
Onun içindir ki, yavaş yavaş kanlarımızı şarap diye içmeğe ve gözyaşlarımızın tuzundan yapılmış yemekleri lezzetle yemeğe alıştık.
Zira, ruhlarımız çok kere bize haber vermeksizin kendi kendiliğinden olgunlaşmasını bilir.
İnci Aral
Erdal Demirkıran
Necib Mahfuz
Kemal Sayar
Murat Uyurkulak
Mehmed Uzun
Stephenie Meyer
Küçük İskender (Derman İskender Över)
J. G. Ballard
Charles Darwin