Doğduğunuz aynı gün gençlikle sen. Örtünce vaktin kırışıkları seni medet umarım ömrüm bitsin diye ecelden. Varlığına o eşsiz güzelliği giysen de gönlümün urbasından başka bir şey giyemezsin. Gönlüne bel bağlama; gönlümü yok edersen geri almak yok, diye onu verdin bana sen.
Vicdanların en büyük kaygısı günah işlemek değil, saklamaktır günahlarını. İnmeye başladım ben ömrümün basamaklarını.
... Mecazı fos çıkaran sevgilimin eşi yok.
Ruhum kurşun gibi, öyle bağlıyor ki beni yere, kımıldayamıyorum.
Yara ile alay eder yaralanmayan kimse.
İhtiyaç ve ıstırap yüzünden okunuyor, Fakirlik ve sefalet omuzlarına çökmüş. Ne dünya sana dosttur, ne de dünyanın kanunu.
''Hayır, daha çok tehlike saklıdır senin gözlerinde, Onların yirmi kılıcından! Tatlı bak yeter; korur beni onların düşmanlığına karşı.''
?Neden böyle güzelsin hâlâ? Yoksa Ele avuca sığmayan ölüm mü âşık oldu sana? İnanayım mı, o iğrenç canavarın bu karanlıkta Sevgilisi olasın diye seni sakladığına??
''Nasıl gidebilirim yüreğim buradayken, Geri dön , toprak gövde , dön de bul yüreğini .''
Öğrenmek ne büyük şey!
Füruğ Ferruhzad
Edgar Allan Poe
Albert Camus
Michel de Montaigne
Özdemir Asaf
Nazım Hikmet Ran
Debbie Macomber
İhsan Oktay Anar
Richard Brautigan
Jean Baudrillard