Seninki de bütün diğerleri gibi değil mi? Bütün diğer hikayeler gibi... Hiç farkı yok... Ve işte bunun için güzel, bunun için büyük... Kendisine benzeyen binlerce hikayeden hiç farkı olmadığı için büyük... Zaten bu hikayeler, bu birbirine çok benzeyen hikayeler en asil olanlarıdır.
"Bu oda karanlık" diyordum, "bu oda yalnız bugün değil, her zaman böyle karanlık... Burada kitaplarımla ben yaşarız ve bize aydınlık getirecek kimsemiz yok... Ben burada yalnızlığı bardak bardak içiyorum. Ve ihtiyar kanepelerle konuşmak istediğim zaman, onlar artık bana anlatacak yeni bir şey bulamıyorlar... Sen bu odaya hiç görülmemiş bir şey gibi geldin... Bu sarı duvarlar, bu yıllanmış eşya seni bir daha unutamazlar. Bana her gün senden bahsedeceklerdir. Onlar da benimle beraber seni arayacaklar, buraya her girişimde sorucu gözlerle bakarak: 'Nerede o?..' diyeceklerdir. Tahmin etmiyorum ki senin bulunduğun yerler buradan daha aydınlık olsun.
Zaten sıkmadan uzun uzun anlatmasını bilen yegane geveze, denizdir.
Göreceksin ki hayatın zevki değişikliktedir... Ama öyle elbise değiştirir kadar basit olanlarında değil, hayatına yeni bir istikamet verecek kadar büyük tenevvülerde... (çeşitliliklerde)
Artık hayatının sahifelerinden yenisi, bedbinliği, kederi sil, çünkü kuvvetli bir kafanın sevince çeviremeyeceği ıstırap yoktur...
"Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hâkim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh içelim.?
Çünkü dünya...alay etmekten başka bir şeye yaramaz...
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil... İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile... Sadece bir yalnızlık ihtiyacı.
4.NOTUM Okumuş yazmış olanların kara cahili, kibar terbiye görmüş olanla ömrünü ekmek parası ardında ve denizde harcarken terbiyeye vakti kalmamış olanı, iyi ile kötüyü aynı hale, aynı tek biçime sokan sarhoşluğun o ilerlemiş haddi,bütün erkeklerin suratında yılışık , şehvetli, ama tamamrn ruhsuz bir maske halinde sırıtıyordu.Sarhoş olsun olmasın bütün kadınların yüzlerinde, hareketlerinde ise: Aman Yarabbi, ne zaman bitecek!" diyen bir ifade vardı; ve bununla bu geceyi değil, bu hayatlarını da değil,her şeyi, ama her şeyi kastettikleri besbelli idi. syf:64
Mustafa Balbay
Ahmet Altan
H. G. Wells
Turgut Uyar
Olivia Cunning
Laurent Gounelle
William Golding
Jon Krakauer
Rick Riordan
Laurell K. Hamilton