Bütün hayatım arkamda kaldı. Onu tepeden tırnağa görüyorum. Onunla ilgili pek az şey var söylenecek, kaybedilmiş bir partidir hayatım; hepsi bu.
İki kent arasındayım, biri bilmiyor beni, öteki artık tanımıyor.
Onunla tartışmadım cehennemden bahsedip içine korku saldım
Bence serüven, ille de olağanüstü olması gerekmeyen,ama olağanın dışına çıkan bir olay diye tanımlanabilir efendim
Ardımda,kentin içinde,geniş ve dümdüz yollarda,lambaların soğuk aydınlığında,yaman bir toplumsal olay can çekişiyordu,pazar gününün bitişiydi bu.
Biraz sonra ölebilirsiniz ama hala gülebiliyorsunuz.Nasıl,hayran olunacak bir davranış değil mi bu?
Varoluş üzerine düşündüğümü sandığımda hiçbir şey düşünmemiş olduğumu söyleyebilirim.
Hareket dediğimiz şey de yok;hareket,geçişlerden,iki varoluş arasındaki aracılardan,güçsüz anlardan başka bir şey değil
Bir var olan başka bir var olanın varoluşunu haklı çıkaramaz
?Yanlış dünyaya gelmiş bir zavallı vardı. Öteki insanlar gibi, parkların, kahvelerin, ticaret kentlerinin dünyasında varolup gidiyor ve tabloların ardında, kitapların ardında bambaşka dünyalarda yaşadığına kendini inandırmak istiyordu.?
Virginia Woolf
Cecelia Ahern
Panait Istrati
Ali Kırca
Markus Zusak
Füruğ Ferruhzad
Ahmed Arif
Ceyhun Yılmaz
Marc Levy
Jean-Jacques Rousseau