- Bu toprak benim toprağım, bu kasaba benim kasabam, bunu sev, bunu muhafaza et, dedi. Bir an kesilen nefesini fısıldar gibi ilave etti: - İstediğin zaman seninim, istediğin yolda yürürüm.
Nasıl olur da bu kadar beşeri(insani), bu kadar merhamet ve iyilikle dolu bir dinden Hacı Fettah Efendi o kadar kabusa benzeyen bir azap ve işkence çıkarıyordu.
Türkler, umumiyetle garip ve hislerini izhar etmeyen adamlardı.
Fakat Aliye, Tosun 'un hayatını sarsan bütün ihtiras içinde sadece bir parça, bir zerre idi. Zavallı küçük kız bilmiyordu ki, aynı kudretle birbirine bağlı olan büyük aşkların hepsi masallardadır.
Emin olun asıl karın doyuran şeyler yazılardır.
Asıl adı Mediha'ydı, fakat karakteri, belki de hayatını etrafına vakfetmesi dolayısıyla bütün mahalle ondan 'Çaresaz' diye bahsederdi.
İnsan en çok sevdiklerine ancak en iyi yapabileceği verebiliyor...
...fakat ikisinin de içini yiyen Çaresaz'dı. Yani bir üçüncü şahsın kudretli elâ gözleriydi.
"-A yavrum, dedi, artık Tanrı emanetini istediği dakika alsın, toprağım bizim bayrağın altında olacak!"
"Fakat iman ediyordum ki, benim değilse bile ulusumun sıcak ve aydınlık bir geleceği vardı."
John Flanagan
Mehmet Akif Ersoy
Jerome David Salinger
Bernard Lewis
Nurdan Gürbilek
Ali Şeriati
Umberto Eco
Metin Eloğlu
Selim İleri
Carlos Ruiz Zafon