Bir insan yaşanmamışlığı bulunca Onu artık hiç kimse anlatamaz Kalır sonsuz gücünün buyruğunda Ve bütün kesinliklerin üstünde, yalnız Dolaşır bir ateşböceği gibi kendi aydınlığında).
İşte yok oluşumdan doğan kent Hiçbir yere taşınıyorum, kendime sızıyorum yalnız Ben dediğim koskocaman bir oyuk Koltuğun üstünde, aynadaki yansıda Bir oyuk! sofada, mutfakta, yatağımda Yaşamayı tersinden kolluyorum sanki
Doğrusu ya Yanılmak her şeyi yeniden görmek gibi bir şey oluyor
Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk Hiçbir yere gitmiyor.
Acılar da acılaşıyor gittikçe Sanki Bir azarlanmayla ölümünü düşünen çocuklar gibi
Neyi bitiriyoruz, neyi başlatıyoruz Neyi bekliyoruz, bilmem ki Kapı mı çalınıyor ne ?gidip açıyorum? Kimse yok Peki Nasıl karşılanır yok olan bir şey Karşılıyorum Birlikte salona geçiyoruz.
İkaros'um ben Kimse artık beni görmüyor.
Ben Benzersiz bir geyiği okşar gibi Sevgisizliği okşayıp geçtim Yol boyunca insanların Uzak yakınlığını Okşayıp geçtim
Her şey 'acele-sıcak', 'acele-yerli yerinde' Her şey, ama her şey
Ağzımda bir sakız çiğneme kımıltısı Şuramda duymadığım bir duyma Bir elimi kalçama koyuyorum Kimim ben?
Noam Chomsky
Miguel de Cervantes Saavedra
Virginia Woolf
Aldous Huxley
Nihat Behram
Enis Batur
Charlotte Bronte
Sevan Nişanyan
Philip K. Dick
Umberto Eco