Şiirimiz karadır abiler
Şiirimiz her işi yapar abiler
Şiirimiz gül kurutur abiler
Şiirimiz erkek emzitir abiler
Şiirimiz mor külhanidir abiler
Şiirimiz kentten içeridir abiler
Şiir, şiirde kalmaz efendiler! Kalmamıştır da!
Evet, bir şiirde dizgi yanlışı olabilir!
Ama, baba düşüncede? Asla!
Şimdi vaktin padişahı ya da padişahları kimdir yahu patron?
Velhasıl onlar vurdu biz büyüdük kardeşim.
Damarlarımdaki lağımlarda bir fare. İndiğim kenti ve içimdeki darağacını kemirir.
Evet, ne diyorduk ''abiler!''? Bütün Türkiye, bütün, sanki yalnız ve yalnız bu sesle anlatılabilirmiş gibime geliyor.
Pir Sultan Abdal'ın kız kardeşi ''Ecemi Sivas'ta astılar'' der. 1993 temmuzunda Pir Sultan Abdal bir daha asıldı. Tarihte önemli şairler iki kez asılırmış. *ece: ağabey
Bu uslu coğrafyada bir yanlışlık, üç kez yinelenirse, bilimsel oluyor sanılıyor nedense. Ne büyük yanlışlık değil mi!
''Beni, oldum olası en çok ayakkabılar sarsar, yoksullarda ve yaşlılarda her şeyden fazla''
Evet anladık, insanlar İstanbul'da ölüyor, ölür. Kuşlar da ölmek isterlerse doğru İstanbul'a gelirlermiş!
Nurdan Gürbilek
Charles Bukowski
Doğan Cüceloğlu
Mustafa Armağan
Sinan Sülün
Jose Rodrigues Dos Santos
Bertolt Brecht
Jose Saramago
Desiderius Erasmus
Celal Şengör