Şu İstanbul garip şehir, ne yapıp edip kendini - AlıntıSöz

Şu İstanbul garip şehir, ne yapıp edip kendini sevdirmenin bir yolunu buluyor. Eyüp Sultan'da bir sabah namazı saadeti, Hz. Eyüp el-Ensari'den sızan bir ışık demeti; Faih'in Ayasofya minaresinden okuttuğu ezanın, Hırka-i Saadet Dairesi'nde dört asırdan fazla geceli gündüzlü okunan Kur'an-ı Kerim'in hatırası birleşip yepyeni bir İstanbul manzarası çizer hafızanızda. Sokak başlarında karşınıza çıkıveren çeşme, gölgesinden hiçbir şey kaybetmemiş ihtiyar çınar, hâlâ Müslüman saatlerin izlerini taşıyan mütevazı bir sokak, Nuru Osmaniye minaresinden yükselen ezan ve camlarda oynaşan tanıdık bir İstanbul güneşi, manzarayı yavaş yavaş tamamlar. Eski Üsküdar'dan, Kız Kulesi'nden haber getiren yorgun bir akşam rüzgârıyla bir kez daha yelkenleri indirir ve teslim olursunuz. Yine sen kazandın İstanbul! dersiniz. Hasretle aşk arasında yaşadığımız tanımsız şehir!

Diğer Ali Çolak Sözleri ve Alıntıları