Yeni tanışıma döndüm. ''Bu benim alışageldiklerimin dışında bir davet. Henüz beni davet eden kişiyle tanışmadım.Şurada oturuyorum.'' Görünmez çiti işaret ettim. ''Gatsby denen bu adam şoförüyle davetiye yolladı.'' Bir an boş boş baktı. Sonra da birdenbire, ''Gatsby benim.'' dedi. ''Ne!'' diye bağırdım. ''Özür dilerim.'' ''Biliyorsun sanmıştım, ahbap. Korkarım çok iyi bir ev sahibi değilim .''
Diğer F. Scott Fitzgerald Sözleri ve Alıntıları
Başını kaldırıp ürkütücü yapraklar arasından bildiğinden farklı, yabancı bir gökyüzüne bakıp, bir gülün aslında ne kadar korkunç olabileceğini, gün ışığının özene bezene büyütülmüş çimenlere nasıl da çiğ vurduğunu görünce baştan ayağa titremiştir herhalde. Yeni bir dünyaydı bu, gerçekliğini yitirmiş maddeler dünyası; rastgele oradan oraya sürükleniyordu... Tıpkı boz bulanık ağaçların arasından kendisine yaklaşan külleşmiş kaçık gibi.
Bu mavi çimenliğe ulaşmak için çok uzun bir yol kat etmişti, şimdi düşünü elini uzatsa tutabileceği kadar yakında hissetmiş olmalıydı. Oysa çoktan geride kalmıştı bu düş, şehrin ötesinde, cumhuriyetin karanlık tarlalarının yuvarlana yuvarlana gecenin karanlığına karıştığı o uçsuz bucaksız bilinmezlikte, geçmişte kalmıştı.
Gatsby o yeşil ışığa, geçen her yıl bizden biraz daha uzaklaşan orgazmik geleceğe inanmıştı. O zamanlar kaçtı elimizden, ama önemli değil, yarın daha hızlı koşacak, kollarımızı daha ileriye uzatacağız... Ve güzel, aydınlık bir sabah...
Böylece asılıyoruz küreklere, geçmişe doğru savrulup dursak da, teknelerimizle akıntıya karşı ilerlemeyi sürdürüyoruz.
Başını kaldırıp ürkütücü yapraklar arasından bildiğinden farklı, yabancı bir gökyüzüne bakıp, bir gülün aslında ne kadar korkunç olabileceğini, gün ışığının özene bezene büyütülmüş çimenlere nasıl da çiğ vurduğunu görünce baştan ayağa titremiştir herhalde. Yeni bir dünyaydı bu, gerçekliğini yitirmiş maddeler dünyası; rastgele oradan oraya sürükleniyordu... Tıpkı boz bulanık ağaçların arasından kendisine yaklaşan külleşmiş kaçık gibi.
Bu mavi çimenliğe ulaşmak için çok uzun bir yol kat etmişti, şimdi düşünü elini uzatsa tutabileceği kadar yakında hissetmiş olmalıydı. Oysa çoktan geride kalmıştı bu düş, şehrin ötesinde, cumhuriyetin karanlık tarlalarının yuvarlana yuvarlana gecenin karanlığına karıştığı o uçsuz bucaksız bilinmezlikte, geçmişte kalmıştı.
Gatsby o yeşil ışığa, geçen her yıl bizden biraz daha uzaklaşan orgazmik geleceğe inanmıştı. O zamanlar kaçtı elimizden, ama önemli değil, yarın daha hızlı koşacak, kollarımızı daha ileriye uzatacağız... Ve güzel, aydınlık bir sabah...
Böylece asılıyoruz küreklere, geçmişe doğru savrulup dursak da, teknelerimizle akıntıya karşı ilerlemeyi sürdürüyoruz.
Ne zaman, birini tenkide davranacak olursan, hatırdan çıkarma, herkes senin imkanlarında gelmemiştir dünyaya!
İçinden ne zaman birini eleştirmek gelse,bu dünyada herkesin senin sahip olduğun üstünlüklerle doğmadığını anımsa,yeter.
İstersen altın şapkalar tak, eğer onu etkileyecekse;
Yükseğe sıçrayabiliyorsan, onun için de sıçra,
Ta ki o, ''Altın şapkalım, yükseklerde uçan sevgilim,
Sen benim olmalısın!'' diyene kadar.
Thomas Parke D'Invilliers
Birini yargılamaya kalkıştığında onun sendeki ayrıcalıklara sahip olmama ihtimalini hatırla.
Lisa Gardner
5 Beğeni
Mustafa Kemal Atatürk
11 Beğeni
Jennifer L. Armentrout
168 Beğeni
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
41 Beğeni
İvan Aleksandroviç Gonçarov
40 Beğeni
Rainer Maria Rilke
9 Beğeni
Honore de Balzac (Honoré de Balzac)
32 Beğeni
J. R. R. Tolkien
60 Beğeni
Cemal Granda
13 Beğeni
Fazıl Hüsnü Dağlarca
4 Beğeni