Tanrıları doğuran anlayışın kaynağı, korku ve meraktır. Doğa olgularını anlamaktan aciz, üstelik doğada meydana gelen şeylerin çoğundan tedirgin olan ilkel insan, her korkutucu olayda kendisini hedef almış uğursuz bir güç görmüştür; her tür hurafenin atası ihmâl ve korku olduğu içindir de, ilkel adamın tedirgin hayali tanrı fikrini doğurmuştur. (...) Böylece Tanrı fikri çağ'ın gereksinimlerine göre yeniden canlandırılıp düzenlenerek, genişletilip daraltılarak insanlığa hâkim oldu; insan, aydınlanmış iradesiyle, başını korkusuzca güneş ışığına çevirene dek de hâkim olmaya devam edecektir.
Diğer Emma Goldman Sözleri ve Alıntıları
- İnsan yalnızca emeğinin ürünleri üzerinden değil, yaptığı şeylere olan ilgisi ya da tutkusu, özgür inisiyatif ve orjinallik gücü bağlamında da soyguna uğrayabilir.
- Bize barışı getireceği vaadiyle daha fazla savaş gemisine ve silaha yapılan bunca harcamanın varacağı nokta, "huzurlu insan, en iyi silahlanandır" savının sergilediği saçmalıktan başka bir yer değildir.
- .. çünkü bedelini ödemeden, dibini görmeden, hayatın doruklarına hiçbir zaman yeniden tırmanamazsınız.
- On beş yaşımda aşkımdan intihar etmenin beni mezarımda uçuk ve ilginç, solgun ve şiirsel göstereceğini düşünmüştüm; ama on altıma geldiğimde daha görkemli bir ölümde karar kıldım. "Ölene kadar dans edecektim"
- İnsan yalnızca emeğinin ürünleri üzerinden değil, yaptığı şeylere olan ilgisi ya da tutkusu, özgür inisiyatif ve orjinallik gücü bağlamında da soyguna uğrayabilir.
- Bize barışı getireceği vaadiyle daha fazla savaş gemisine ve silaha yapılan bunca harcamanın varacağı nokta, "huzurlu insan, en iyi silahlanandır" savının sergilediği saçmalıktan başka bir yer değildir.
- .. çünkü bedelini ödemeden, dibini görmeden, hayatın doruklarına hiçbir zaman yeniden tırmanamazsınız.
- On beş yaşımda aşkımdan intihar etmenin beni mezarımda uçuk ve ilginç, solgun ve şiirsel göstereceğini düşünmüştüm; ama on altıma geldiğimde daha görkemli bir ölümde karar kıldım. "Ölene kadar dans edecektim"
- Herkesin ister istemez arkasına yaslanıp hayatına bakması gereken bir dönemi olduğunun farkındayım. Bu dönem, bilge yaşlılıktır; yine de ben, bilgeliğe ulaşacak kadar yaşlanacağımı zannetmiyorum. Pek çok insan hayata bakar, ama onu yaşamaz. Onların gördükleri hayatın kendisi değil, sadece gölgesidir.
- Ben, doğup büyümedim; 'yoğruldum'. Hayatla birlikte, hayatın her alanında, düşe kalka yoğruldum. Gerçi bu yolun bedeli yüksekti, ama aynı bedeli en baştan yeniden ödemem gerekse bunu memnuniyetle yapardım; çünkü bedelini ödemeden, dibini görmeden, hayatın doruklarına hiçbir zaman yeniden tırmanamazsınız.