İnsanların yürekleri kabından taşsa da yaşadıkları hayat hakkında artık hiçbir şey söylemek istememeleri gerçek bir ruh yabaniliğine işaret eder.
Diğer Wilhelm Genazino Sözleri ve Alıntıları
İnsani şeyler ne kadar tuhaf! Eğer normal olabilseydik tuhaf olan çoğunlukla insani olurdu, ne var ki nadiren normal olabiliyoruz
Tozlanmanın hayatımın şimdiki durumu için doğru sözcük olabileceği geliyor birden aklıma. Ben de tıpkı bir toz yumağı gibi yarı saydam bir haldeyim, çekirdekte yumuşak, dıştan gevşek ve aşırı vefakar ve ayrıca suskun.
"O zaman da yine susuyorum çünkü her insanın kendi içinde yalnız olduğunu, ayrıca bu yalnızlığın kötü bir şey olmadığını söyleyemiyorum. kendi içlerinde yalnız olduklarını şiddetle inkar eden bir sürü insan olduğunu biliyorum. onlardan biri de traudel."
Burada olan biten her şeyin aşağılık olduğu kanaatiyle karışık bir gerçeklik tiksintisi kaplıyor içimi.
Bu kadar sıradan bir aşağılamanın beni hâlâ etkileyebilmesine hayret ediyorum. Devamlı bir "dehşete kapılma hâli" içinde yaşıyorum. "Sürekli dehşet" benim "her şeye karşı hazırlıklı olma" isteğimden kaynaklanıyor. Sanki bütün dehşetleri zaten yaşamışım da her birine ayrı ayrı tepki vermeme gerek kalmamış gibi davranıyorum. Bu nedenle dehşete düşürüldüğüm zaman pek dehşete kapılmıyorum artık. Birinin beni dehşete düşürdüğünü(şimdi olduğu gibi) ancak sonradan fark ediyorum. Bir görünüp bir kaybolan bir dehşet silsilesi içinde yaşamaya başlamam böyle oldu. Ayrıca bu kişisel dehşetlerin birbirine çok benzediğini tespit ettim. Bunlar çoğunlukla bir aşağılanmadan kaynaklanıyor. Aralarındaki benzerliğin iyi bir yanı da etkilerini çabucak yitirmeleri. Şimdi de öyle oluyor.
Hastalıklar hakkında konuşmanın bir anlamı yok. Onlarla yalnızlaşır ve yalnız kalırsınız. Hayattaki en önemli tecrübelerimden biri... Ne korkunç, daha şimdiden hayat tecrübelerim var! Ama hayattaki en önemli tecrübelerimden biri, şimdiye kadar kapıldığım kaygıların hemen hemen hepsinin lüzumsuzluğunun ya da anlamsızlığının er ya da geç ortaya çıkması. Bu yüzden, hayat tarafından kandırıldığım duygusu içindeyim. Birbiri ardına sökün eden kaygıları hayat tecrübemle savuşturmaya çalıştığım bir süre: Defolun gidin adi serseriler, tamamen gereksiz olduğunuzu biliyorum!
Dokuz yaşındayken, kendimden çok uzun bir süre ayrı kaldığım için az kalsın aklımı kaçıracaktım. O zamanlar kendimle kendim arasındaki mesafeyi azaltmak için, öğleden sonraları şehirde tamamen suskun ve yapayalnız dolanır dururdum.
Bir kitap yazabilseydim başlıca tezi şu olurdu: İnsan felaketleri ancak izleyebilir, kavrayamaz.
Çocukluk hayalim aklıma geliyor: kimsenin asla söz söylemediği bir tavşan olarak hoplaya zıplaya yaşamayı hayal ederdim.
...Çözünüp ayrışmaya başlamış giysiler giymeyi seviyorum. Giysilerin epriyip yıpranması sayesinde kişi (hızlıca ve kabaca düşünürsek) kendi yok oluşuna da aşina olur, giderek epriyen giysileriyle üstünde taşıdığı yok oluşu, adım adım hayatına girer. İnsanların eskimiş giysilerini atmaya bu kadar hevesli olması, lime lime olmuş giysilerin işaret ettiği o süreçleri inkar etmelerinin bir göstergesi bana göre...
Kadir Aydemir
Beyazıt Akman
Aldous Huxley
J. K. Rowling
Leonard Cohen
Aliya İzzetbegoviç
Nikolay Vasilyeviç Gogol
John Verdon
İlhan Berk
E. L. James