İnsan küçümsedikçe nasıl da küçülüyor! Küstah bir hırsız gibi yerin ve göğün kapılarında nasıl da döndürmeye çalışıyor anahtarını! Boynundaki fotoğraf makinesi değil, ağır bir taş. Çektikçe çekiliyor dibe, parlatarak kibrin flaşını. Ah Batılılar! Yoksul Hintlileri resmederken başlarındaki güneşten tacı çizmiyorsunuz. Yanılmaz aklınıza yaslanıp yargılar doğuruyorsunuz küvezlerde yaşatılan. Bir çiğ damlasına merceklerinizin merdiveniyle çıkmaya çalışıyorsunuz nefes nefese;göze görünen ve görünmeyen her şeyin aynı bütünün parçaları olduğundan habersiz! Halbuki çiğ damlası bakın ne fısıldıyor göle:''Sen nilüfer yaprağının altındaki büyük çiğ damlasısın, ben de üstündeki küçük çiğ damlası!''Kudretli çöl, başını sallayan, gülen ve uçuşan bir ot yaprağının aşkı ile yanıyor. Aşk evet, bilmezsiniz onu siz, ihtirası tanırsınız, aşkın soysuzlaşmış şeklini. Bu yüzden hep küçümseyerek bakarsınız zayıflara, rüyalarda kalır insanlığın saadeti. Biliyor musunuz, hakikatle irtibatınızı kestiğinizden bu yana ateşle oynuyorsunuz. Dünya atlaslarını değiştirirken kanatlarınız yanıyor ve 'insan'a bir türlü yaklaşamıyorsunuz! Yine de kara kışı birbirimize sokularak atlatacağımızdan endişeniz olmasın! Hem hepimiz bir yıldızız, ne çıkar ateş böceği sansanız bizi!
Diğer A. Ali Ural Sözleri ve Alıntıları
İnsan tekerleği bulduğu zaman başına neler geleceğini bilseydi, bakmadan arkasına yuvarlardı onu ıssız bir yere. İnsanın elinden gelseydi, düğümlerdi yolları ıssız bir yerde.
"başımı alıp gitmek istiyorum" cümlesi kimbilir hayatımızın kaç kilidini kurcalamış açayım derken kaç yeni kapı örtmüştür üstümüze...
kararma yağmayacaksan, kürek çekme mahkumu olmayacaksan,sorma tahammülün yoksa cevaba,saati kurma, durduracaksan!
ölülerimizi hep hatırlayacağız, dirilerimizi unutsak da. olsun, onlarda ölecekler...
"Gökten üç elmada düşebilir üç yıldırımda. Dudakların nasıl kıpırdadığına bağlı."
Sevgili dost
Herkesin seviyormuş gibi yaptığı; ancak sevginin ne olduğunu pek az kimsenin bildiği bir zamanda yaşıyoruz.
Sevgili dost
Postanedeki memur, kağıt parayı ışığa tutarak "sahte" olduğunu anladı. Sen nasıl ayıracaksın sahteyle gerçeği. Acaba nasıldır sahtesi basılamayacak dostluğun resmi..?
Sevgili Dost;
Bildiği şehirlerden bilmediği şehirlere, bildiği yüzlerden bilmediği yüzlere sığınmayı aklından geçirmemiş kaç insan vardır?
Sevgili Dost,
Kalbinin hala güneş görmemiş tenler kadar beyaz olduğunu biliyorum...
Sevgili Dost,
Yüzümüzdeki tebessüm, hangi sevincin gecikmesi acaba?
Ali Kırca
Barış Müstecaplıoğlu
Elizabeth Noble
Marquis de Sade
Yukio Mişima
Orhan Veli Kanık
Ahmet Altan
Ayşe Kulin
Salah Birsel
Sylvia Plath