İnanmış bir kişi için sevinç duyacak ne çok şey vardır yerde ve göklerde! Tabiat, güzelliklerini hiç esirgemez, en göz alıcı, en gizli inceliklerini tattırır insana. Göz açıp çevrenize şöyle bir bakın! Bırakın tüm yeryüzü saltanatlarını, göğe bakın. Yerin kirlerine inat, coşkun ve onurlu bir mavilik taşır gök. Yüreğinizi kendine doğru çağıran bir mavilik... (26)
Diğer Ali Çolak Sözleri ve Alıntıları
Çorbaların kralı tarhanadır. Onun dışındakiler müsveddesidir çorbanın.
"Her çocuğun bir yıldızı vardır." derdi annem. Gökte tutuşmuş gibi yanan ve gecenin tavanında kıpırdayan bu kandillerden hangisi benim yıldızım?
İşini sevmeyen adamın mutsuzluğu çekilir çilelerden değildir. Her gece bir kâbus, her gün bir işkence kesilir ona. Ekip biçtiği yalnız ümitsizlik olur. Russell, işini sevmeyen adama, daha az kazançlı, ama sevebileceği bir işe geçmesini salık verir. "İşinden utanç duyan bir adamın kendine karşı saygı beslemesi zordur." der.
İnsanlar! demek geliyor içimden. "Ey insanlar, nisandan haberiniz var mı? Kuş seslerinden, lalelerden, akşam rüzgarlarına karışan erguvan renklerinden haberiniz var mı?"
Penceremden yıldızlar görünmese, yaz hüzünlerine nasıl dayanırım?
Söylenen her söz biraz eksik, her şarkı biraz yarım sanki.
Sen, şimdi kalkıp oralara gitmelisin. İnce yağmurlara kapılıp dağlara doğru yürümelisin. Şehri bir kaplayıp bir açılan sis olmalı, sisler ardından nühüft bir beste gibi sesin ışımalı, vapur düdükleri bir daha, bir daha duyulmalı...
Yazar denen adamın işi nedir ki? Harfler dizisinden cafcaflı saraylar kurmak... Allah'ın kendisine üflediği candan bir nefes de kelimelere üflemek. Kelimeleri canlandırmak, sonra onların içinde kendi dünyasını kurmak, süsleyip giydirmek ve okurun yüreğine salıvermek. Okur adında birileri dokunsun ona, içinde çarpan yüreği görsün, sesini çoğaltsın diye... Yazarla okurun alışverişi burada başlar işte. Kelimenin, varıp ateş gibi okurun yüreğine dokunduğu yerde.
Kimin yüreği göklere benziyorsa ve kim yağmurla dost olmuşsa o çağırabilir bulutları. Yağmuru onun elleri yağdırabilir.
Mevsimlere meyli olmayan, yağmurların dilinden anlayamaz. Yaz yağmuru, gençlik aşkları gibi deli doludur. Güz yağmurları; aceleci, rengarenk ve kokulu... Kışın yoğun, rahat ve kalıcı yağmurlar yağar. Ve nisan yağmurları... Renkler, sesler, gökkuşağı ve bereket... en neşeli yağmurdur nisan yağmurları. Sonra kırkikindi yağmurları. İyi düşler ve iyi dilekler gibi... Koskoca bir yılın özeti... Ilık, şeffaf ve ışıl ışıl...
Cengiz Gündoğdu
Hıfzı Topuz
Jean de la Fontaine
İpek Ongun
Arif Nihat Asya
Nahid Sırrı Örik
Murat Menteş
Sezai Karakoç
Louise L. Hay
Mustafa Kemal Atatürk