Güneş doğmadan bağda olması için erken yatması gerekiyordu. Ayakyolunun yerini öğrenmediği için ahırın bir köşesine işedi. Tulumbada ayaklarını yıkadıktan sonra soyunup yatağa girdi. Gözlerini yumdu; beygirlerin ağız şapırtılarını dinledi bir süre. Köyü, Makbule'yi düşünürken kafasında onunla çamaşırcı kadın birbirine karışıyordu.
Diğer Yusuf Atılgan Sözleri ve Alıntıları
Konuşmam yetmiyormuş gibi düşünmeye de başladım. En kötüsü buydu. Çoğu insanlar gibi düşünmeden konuşsaydım kimse bir şey demeyecekti; ama ben düşündüğümü söylemeye kalktım.
Belli bir yaşayış uygulamışlar bana. Görünmeyen bir giysi giydirmişler. Sıkıyor beni, çıkarıp atamıyorum. Düğmelerini çözemem mi? Bu bile güç. Ya çıkarıp atanlar? Tutuyorlar onları. Deliler evine kapıyorlar ya da kodese.
İnsanların birbirine benzerlikleri, tümünün iki ayaklı oluşu şaşılacak şeydi.
Yatsam, hiç kalkmasam! Kalkıp düşmanlıklarla dolu bir güne başlamakta ne var?
Başkaları bizi, baca dumanı gibi, dışarıya bıraktığımız belirtilere göre tanırlar.
İnsan kendine acır mı? Ben acıyorum.
Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor.Ama yapışıp kalıyor ona, onsuz olamıyor. (Sustu,bir sigara yaktı.) Bakın, şimdi adımdan daha önemli bir şey biliyorsunuz: sigara içtiğimi.
"babam adamsa,ben adam olmayacaktım..."
Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı.
insanlar yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. olmak istedikleri, olamadıkları "kişi"yi anlatırlar.
Sema Kaygusuz
John Hart
Ökkeş Şendiller
Daniel Klein
Özen Yula
Rıfat Ilgaz
Boris Vian
Leonard Cohen
Thomas Bernhard
Harlan Coben