- Huzurluyduk, kimse kimsenin işine karışmıyordu. Onca yaralanmadan, hayal kırıklığından ve derin acıdan sonra adada edindiğimiz yeni dostlar o kadar yürekten seviyordum ki, buraya '' son ada'' adını takmıştım, Evet evet; son ada, son sığınak, son insanı köşeydi burası. Tek istediğimiz bu dinginliğin bozulmamasıydı.
- Vıcık vıcık yüzeysellik yayan şu "kişisel gelişim" kitaplarının bağırıp durduğu "istersen yaparsın!" sözü tam bir kandırmacaydı. İnsan ancak yapabileceğini isterdi. "İstemek" kavramı, "dilemek" ten ve "hayallere dalmak" tan farklı bir şeydi. Bedelini göze almakla, gereğini yapmakla ilgili bir şeydi.
- Bilgi ne garip bir şeydi.Şişede hapsedilmiş bir cin gibi yıllarca duruyor,senin gelip kapağını açacağın günü bekliyordu.
- Galiba en güzel besteler, bestelenmeyi düşünmeden okunan şiirlere yapılıyor.Şiir sevmekle ilgili bu.Sadece şiir için, sevdiğiniz için okuyunca, daha güzel oluyor.O zaman bazı şiirler, insanın içinde müziğe dönüşüyor.Şiirin müziği kendiliğinden ortaya çıkıyor.
- Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!" "Peki, sen ne görüyorsun bakalım?" "İnsan, sadece insan. Seven, acı ceken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan.
- ''Birine sevdalanmak, donmuş bir gölde, nerede ve ne zaman kırılacağını bilmene imkân olmayan ince buzlar üzerinde yürümek anlamına gelmiyor muydu ?''
- ''Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette, ama mesele sadece mutluluk değildi. Önemli olan yaşadığını, hayatın bir anlamı, bir değeri olduğunu hissetmekti.''
- Bazen insan o kadar eziliyor ki, öfke bile duyamaz hale geliyor.
- "Ne mutlu cehaletin koruyucu rahmi içinde bir cenin gibi büzülüp yatanlara"
- Evet, insan her şeyi unutarak yaşayabilirdi ama her şeyi hatırlayarak yaşayamazdı.