Ne çok delikanlı vardır burda bilseniz. Laf atarlar. O zaman insana dünyada en kötü şey kadın yaratılmakmış gibi gelir.
Ne yapsın insan, kaldırıp denize mi atsın kendini?
Bereket arada seni düşündükçe içimin ısınması var.
Bir gün sana dünyada dayanılacak tek şeyin sevgi olduğunu öğretecem.
Hep böyleydi. Bir şey en gerektiği anda olmazdı.
Çabuk kurtulma özgürlüğü elindeyken kişinin dayanamayacağı kötü durum yoktu.
Şimdi ben ona yokum, olsun. Uykudaki yokluk gibi bu, geçici.
Galiba babam, sevgisizlik borcunu bana parayla ödüyordu.
''sonra odam: masa, karyola, kitaplar. benim inim. bu gece bir kapansam oraya. üzgünüm. ama çok kalamam. sami kapıyı yumruklar: 'yemeğe, yemeğe.' canım istemiyor desem başıma toplanırlar. kadınların neden evlendiklerini anlıyorum: yalnız kalabilmek için.''
-Adınız Güler,değil mi? -Ben daha sizinkini bilmiyorum. - Öğreneceksiniz. Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz,o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor.(Sustu. Bir sigara yaktı.) Bakın,şimdi adımdan daha önemli bir şey biliyorsunuz:sigara içtiğimi. İşte bir başkası:Bütün bu ''siz''ler,''iz'' ler,''uz''lardan sıkılırım ben. Yapmacık,fazlalık gibi gelirler bana. İkinci konuşmamda ,sen diyemeceğim biriyle bir daha konuşmam.Ne dersin(iz)? -Galiba sizi anlıyorum. -Yanılıyorsun.''siz''anlanamaz,''sen' anlanır. Bazı kitaplarda ''sizi seviyorum''u okuyunca gülerim. Sanki ''siz''sevilirmiş!''sen''sevilir değil mi? -Seni anlıyorum.(Kızardı.)
Reşit Haylamaz
Jon Krakauer
Thomas More
Doğu Perinçek
Romain Gary (Emile Ajar)
Oscar Wilde
Jostein Gaarder
Aliya İzzetbegoviç
Umberto Eco
Katharine Burdekin