Londralı kasapla İstanbullu kasap dünyaya aynı gözle bakarlar, dedi.
Gerçek olan içimdeki bu boşluk mu? Değil. Bir şey var, ama eksile eksile var.
Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. İçimdeki sıkıntı eridi...
Ne yamansınız. Dökme kalıplarınızla; bir şeyi onlara uydurmadan rahat edemezsiniz!
Yoksa her şey; ben olmadığım zaman, benim olmadığım yerlerde mi oluyordu?
Kılığı düzgün bir adamın, sokakta simit yemesi yasaktır...
-Ben başkayım.
+Ben de başkayım. (Fatma'ydı bu.)
-Doğru hep başkayız. Ayak bastığımız her yer dünyanın merkezi oluyor. Her şey bizim çevremizde dönüyor!
Hep ölçülü, biçimli mi davranmak gerek? Kim demiş?
İnsan hasta oldu mu, kendi etinin bilincine çok daha varıyordu...
Bugünkü benim son aldanışım olmayacak. İnsanlara güveniyorum...
Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi
Sadık Yalsızuçanlar
Namık Kemal
Gustave Flaubert
Jan-Philipp Sendker
Jonathan Swift
Tiziano Terzani
Senai Demirci
William Shakespeare
Feridun Andaç