Niçin başka güneş başka toprak ararsın? Yurdundan kaçmakla kendinden kaçar mısın?
Vah, vah! Nasıl olur da insan bir şeyi Kendinden daha çok sevmeye kalkar?
Eski bir Yunan sözü, insanların bir şeyler yüzünden değil, şeylerle ilgili düşünceleri yüzünden acı çektiklerini söyler...
"Kendini beğenmek insanın özünde, yaradılışına olan bir hastalıktır. İnsan yarattıkların en zavallısı, en cılızıdır; öyleyken en mağruru da odur...
''Neden önce kendimiz dururken, başkalarını anlamak isteriz ki! İyi bir öğrenciysek, benliğimiz üzerine edindiğimiz görgü, bizi adam etmeye yeter de artar bile.''
Onu niçin sevdiğimi bana söyletmek isterlerse bunu, ancak şöyle anlatabilirim sanıyorum: Çünkü o, o idi; ben de bendim...
Ruhlar da böyledir; onları bir fikirle uğraştırıp dizginlerini tutmazsanız, uçsuz bucaksız bir hayal dünyasında, başıboş öteye beriye dolaşıp dururlar. Böyle bir aylaklık içinde ruhların kurmadığı hayal, düşmediği kuruntu, yaratmadığı gariplik kalmaz...
İnsanlığın büyük ve muhteşem eseri, bir amaçla yaşamayı bilmektir...
'' İnsan tabiatinin yetersizliği yüzünden hiç bir şey duru ve yalın halinde Tutamıyoruz. Kullandığımız her şeyin özü bozulmuştur: madenlerin bile. Altını işimize yarar hale getirmek için başka bir madde ile karıştırıp bozmak zorunda kalıyoruz.''
Bugün hiçbir şey yapmadım, deriz. Bir şey yapmadım ne demek? Yaşadınız ya!
Thomas Bernhard
S. Ahmet Arvasi
Michael Palmer
Jean-Jacques Rousseau
Noam Chomsky
Ahmet Şerif İzgören
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Nahid Sırrı Örik
Ahmet Turgut
Judith McNaught