Ama eğer Tanrı onu sevse,hayatı böyle parçalanır mıydı ? Belki de O yalnızca bazı insanları seviyordu.
kendisini arabaya atıp doğuya gitmek.Hiç durmadan gidebildiği kadar,gidebildiği yere kadar gitmek.Yalnızca araba kullanmak,radyo dinlemek,düşünmek ve ağlamak.
Ama eğer Tanrı onu sevse,hayatı böyle parçalanır mıydı ? Belki de O yalnızca bazı insanları seviyordu.
kendisini arabaya atıp doğuya gitmek.Hiç durmadan gidebildiği kadar,gidebildiği yere kadar gitmek.Yalnızca araba kullanmak,radyo dinlemek,düşünmek ve ağlamak.
Buraya köprü adını verdi , zira kitaplarla ilgili hissettiği buydu. Kitaplar geçmişi bugüne, bugünü geleceğe bağlıyordu. Kitaplar insanları bir araya getiriyor ve başka türlü tanımayacakları dünyalara onlar için yol açıyordu.
Yalnızca insanlara değil, kitaplara duyulan gerçek bir aşkın hikayesi.
Gözlerini dolduran yaşlar utançtan ateş gibiydiler.
Affetmek, affedeni özgür kılar.
Kemanın nağmeleri adeta yakasına yapışırcasına, kalbine acı veren, aklından çıkaramadığı o soruyu haykırıyordu: Ne olmuştu.......?
Kalbinin, katlanması zor olan o her bir atışı onu, ömür boyu iyileşmemek üzere yaralamıştı...
Cezmi Ersöz
Olivia Cunning
Richelle Mead
Ahmet Mithat Efendi
Erol Güngör
Nick Hornby
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Azra Erhat
Romain Gary (Emile Ajar)
Stefan Zweig