Kızların en güzeliyle nasıl tanıştığımı sana gerektiği gibi anlatmak çok zor olacak.
Ona tüm kalbimle tutuldum!
Bana kendi dünyamı gösteren, yaşantımda rastladığıma benzer olayları anlatan kitapları severim
Yazmak yerine karşısına geçip anlatabilseydim keşke. Belki de, hatta büyük ihtimalle sabaha kadar esir ederdim seni.
Senin gözlerini açık gördükçe benimkiler asla kapanmaz
Mesafeler, sevgili dostum gelecek gibidir. İçimizde ucu görünmez bir belirsizlik doğar; gözümüz nasıl dalarsa, duygularımız da bu dipsiz kuyunun içinde öyle düşmeye başlar. Işte o zaman kendimizi buna iyice vermek, bu tek, ulu ve eşsiz duygunun sevinci ile içimizi doldurmak için yanıp tutuşuruz. Koşarak oraya varınca aslında hiçbir şeyin değişmediğini fark ederiz. Kendimizi yine yoksulluğumuz, sıkıntılarımızın içinde buluruz. Ruhumuz da kaçıp giden mutluluğun ardından bir özlem duyar yalnızca.
..En uslanmaz, en ahlaksız insanlar bile sonunda yurdunu özler; uzak yerlerde boş yere aradığı sevinci evinde, karısının kolları arasında, ; çocuklarının yanında ve onlara göz kulak olmakta bulur.
Artık güneş, ay ve yıldızlar dönsün canlarının çektiğince. Ben, ne zaman gündüz ne zaman gecedir, artık bilmiyorum. Gözlerim başka şey görmüyor
Eski aile yaşamı kadar tatlı ve gerçek duygularla beni kendine çeken başka bir şey yok!
Tanrım, aşağı baktığında koca bebekler ve küçük çocuklarını görüyorsn sadece. Ve hangileri seni daha mutlu ediyor, gönderdiğin peygamber bunu bizlere önceden açıkladı. Koca bebekler ona inanır, ama dediklerini yapmazlar. Eskiden beri böyle bu! Çocukları da kendilerine benzetmeye uğraşırlar.
Thomas Mann
Slavoj Zizek
Adalet Ağaoğlu
Oya Baydar
M. Fethullah Gülen
Georges Perec
Afşar Timuçin
Marquis de Sade
Tarık Tufan
Nihat Behram