...acılarla dolu bu hayata sarsılmadan katlanmaktansa ölmek daha kolay.
"Wilhelm, bazen dünyada mıyım bilmiyorum."
Bazen anlayamıyorum, ben onu böyle çok, böyle içten severken, ondan başka hiçbir şeyi görmediğim ve bilmediğim halde nasıl oluyor da, başkalarını seviyor, sevebiliyor!
... sizin için üzülmekten başka bir şey yapmayan bir insana duyduğunuz üzücü bağlılığa bir son verin.
Hırsızlık bir suçtur. Bu doğru, ama kendini ve yakınlarını yaşadıkları açlıktan ölme tehlikesinden kurtarmak için soyguna giden insan acınmayı mı, cezayı mı hak ediyor?
İnsanoğlu yaşamın keyfine varmak için üzerinde yaşayacağı küçük bir toprak parçasına ihtiyaç duyar, altında dinlenmek için ise çok daha azı yeterlidir.
Onu göreceğim! diye bağırıyorum sabahleyin uyanıp, neşe dolu güzel güneşe bakarken; onu göreceğim! O zaman bütün gün için başka hiçbir dileğim yok. Her şey, her şey bu umut tarafından yutuluyor.
"Neşesizlik tıpkı tembellik gibidir. Çünkü o da bir çeşit tembelliktir. Üstümüze böyle bir tembellik çöktüğü vakit onu yenecek kuvveti bulduk mu, işimizi çabucak başarır ve çalışmaktan gerçekten zevk alırız."
Sabahları güneş yükseldiğinde o zaman şunu içimden geçirmekten kendimi alamıyorum: işte yine insanlara bahşedilen ve birbirlerine zehir edecekleri bir gün.
"Beni seviyor! Kendi gözümde değerim ne çok arttı! O beni seveli... Bunu sana söyleyebilirim, çünkü beni anlarsın... Kendime karşı sevgim ne kadar çoğaldı!"
Max Weber
E. L. James
Ahmet Turgut
Halil Cibran
Kostas Mourselas
Jerome David Salinger
Ingeborg Bachmann
Ziya Gökalp
Orhan Veli Kanık
Can Dündar