Bana öyle geliyor ki, acılarımızdan söz ederken, asıl acımızı anlatmıyor, anlatamıyoruz. Acı anlatılabilir mi?
İnsanın acıyı unutması için ne kadar anlatması gerekiyorsa, unutmamak için de o kadar anlatması gerekiyor.
Ben acıyla yaş alıyorum... Onunla biçimleniyorum... Ve onunla sınanıyorum. Ve sanıyorum bir türlü uslanmıyorum...
Unutmadığı takdirde insanın yeni bir acıya yer açması güçtür.
İşin içine utanç karıştığında acı artık anlatılmaz olur.
Beethoven'a göre müzik Tanrı'nın nefesidir. Müzisyen Tanrı'nın çocuklarını doğuran kişi; besteler ise Tanrı'nın çocukları.
Acıda eşitlenir insanlar.
Oysa başkalarının acısıyla da öğreniyormuş insan hayatı ve öğrenmenin sonu hiç yokmuş...
İnsanoğlu somut ve sınırlı zaman diliminde acının hakkını teslim etmekte cimri davranıyor. Affediciliği ya da kendini sorgulayışı nedense hep ölüme paralel. Hatta çoğu zaman ölümden sonraya denk düşüyor.
Yusuf Hayaloğlu
Ahmet Hamdi Tanpınar
Alper Canıgüz
Umberto Eco
Rainer Maria Rilke
Reşit Haylamaz
Arthur Schopenhauer
Niccolo Machiavelli
Yekta Kopan
Berna Moran