Fakat bir kalabalığın küçük bir yere sığması gibi,sayısız tutkular da tek bir dakikanın içine girebilir.
Orada, sizden o kadar uzak ve size o kadar yakın bir yerde, bir zavallı insanın bulunduğunu nereden bilecektiniz.
Mıhlanmış gibi hep bir yerde kalmak, dedi; ne kadar sıkıcıdır.
Yüzü ince, sesi tizdi. Yirmi beş yaşındayken kırkında gösterirdi. Ellisini geçtikten sonra ise artık yaşsız bir hal almıştı; sükuneti ve ölçülü tavrıyla, otomatik hareket eden tahtadan bir kadın gibiydi. Sayfa:17
Emma şaşkınlıkla: "Siz mi!" dedi."Ama ben çok neşeli olduğunuzu sanıyordum." "Evet, ama görünüşte, çünkü insanlar arasındayken yüzüme alaycı bir maske geçirmesini bilirim.Ama birçok kez ay ışığında bir mezarlık görünce, gidip o uyuyanlara karışmanın daha iyi olup olmadığını düşünmüşümdür."
Oysa hayatım olgular değildir; hayatım, düşüncemdir.
Birinin ölümünden sonra ortalığa şaşkınlık gibi bir şey dağılır her zaman....hiçliğin bu birdenbire gelişini anlamak, ona inanmaya boyun eğmek öylesine güçtür.
"İnsan, hiçbir şeye karşı ilgisi, hiçbir şeyden umudu kalmayınca, hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilir gibi olur."
'Bazen kafanızda belli belirsiz bir düşünce ya da silik ve karanlık bir hayal belirir.Bir de bakarsınız ki ,elinizdeki kitapta bütün bunlar en ince ayrıntısına kadar anlatılmıştır.''
''Geceleri camları rüzgar döverken, şöminenin yanına, bir lambanın altına oturup kitap okumaktan daha güzel ne olabilir?''
Walter Benjamin
Victor Hugo
Turgut Uyar
Sylvia Plath
Bobby Henderson
Doğuş Kökarttı
Nick Hornby
Jennifer L. Armentrout
Judith McNaught
Sine Ergün