- ??Keşke bu kadar güzel at, silah kullanmasını öğreneceğine bir parça söz söylemesini öğrenmiş olsaydı. Öyle şeyler söyleyecek, öyle kelimeler bulacaktı ki, karşısındaki kendisinin sevgisini anlayacak, onunla beraber gelecekti.??
- ??Gene cihan Türk gönderine eğilecek.??
- ??Kamu Türkler ant içti.Çin?e, eski Türk gönderinin dikileceği günler yaklaştı. Acun bize baş eğecek, Timuçin şimdi yeni bir ??yasa?? koydu. Eski töreler canlandırıldı. Konuşmamızda, giyinmemizde, Tanrılarımızda bile Çinlilerden ayrılıyoruz. Eski Göktürk Hakanlığı ateş,su, gök, toprak tanrıları kırmızı,yeşil, mavi, beyaz, ak renkler ile diriliyor.??
- ??Aslında insanlar böyle değil midir? Kendi karınları doyunca, aç kalan arkadaşlarını unuturlar.??
- Timurlenk ve Bayezıt... O zamanların cihangir yetiştiren tek yaylasında, tek ırktan doğan iki kaplan... Onları birbirine yendirmek isteyen düşmanlarına Bayezıt'ın kendini beğenmişliği de eklenince Ankara'da kapıştılar. Yıldırım uğraşı kaybetti, tutsak düştü. Türk beylerinde kardeşin kardeşe, küçüğün büyüğe saygı devri geçmişti. Yıldırım Bayezıt'ın, kardeşlerini öldürerek açtığı yol, kendi oğullarının da birbirini öldürdükleri kanlı bir meydanda kardeş kavgasını yarattı.
- - Haydi! Haydi koca köpek! Sen yalnız Bizanslılara uşaklık eden bir kölesin. Sen yalan söylüyorsun,.. Köleden bas olmaz! - Bu sözleri bana mı söylüyorsun? - Evet! Hem görüyorsun ki bu odada başka uşak yok. Ben sana emrediyorum. Çünkü Türk sultanlığına sen ne kadar lâyık isen ben de o kadar lâyıkım!.. Senin her hakkın bende de var. Fazla olarak ayrıca ben kendisini kimseye satmamış bir adamım da. Babamın kılıcı da benim elimde, vay o kılıcı almak isteyenlere. Sen benim karşımda eğil!..
- ? Hayır! Asıl sevilecek erkek sizsiniz. Kadınlar bas olmak için doğan erkekleri severler. Fakat kılıbık erkeklerle evlenirler. - Anlayamıyorum?.. - Anlaşılamayacak bir şey yok! Siz vermek için değil, sevilmek için doğmussunuz. Sizi sevmek insana zevk verse bile herkese sevgisinden bir parça vermek için doğmuş bir sultanı sevmek ne kadar acıdır. Beni kadın olduğum için, erleri askerleriniz oldukları için, komutanları arkadaşlarınız oldukları için, kadınları da sizi sevdikleri için seveceksiniz. Sevgisi bu kadar dağınık bir erkeği sevecek kadar kalbim kuvvetli değil.
- ? Ya Ankara Muharebesini neden kaybettik? Kılıç Abdal bir kere doğruldu. - Söyleyeyim mi sultanım? dedi. Şehzade Mustafa: - Söyle!., dedi. Korkma!.. - Öyle ise, siz de bir gün bey olursanız sultanım, Türklere padişah olursanız unutmayın; Türkler başlarına geçen büyükleri kendilerini korursa sayarlar, uğrunda canlarını verirler. Fakat o baş,kendilerini unutursa, çevresini saran dalkavukların sözleriyle oturur kalkarsa, sonu böyle düşman elinde can vermekle biter. Pederiniz merhum sultan, Niğbolu Muharebesini kazandığı günlerde bize dayanıyordu, bizim derdimizle uğraşıyordu. Bizimle yiyor, bizimle içiyordu. Sonraları Laz kızı elinden şarap içti. Bizleri unuttu. Sanki kazandığı cenklerde halkın ve bizim hiçbir değerimiz yoktu. Memleketiyle uğraşmadı."Ben bir kere ayağa kalkarsam, ardımdan sayısı yüz binleri asan bütün millet gelir!.." diyor, bununla avunuyordu. Fakat Ankara'da Timurlenk'e hücuma kalktığı zaman bir de ardına baktı ki, kimseler yok... Haklarını yediği, kendilerini hiç saydığı, dertlerini dinlemediği halk ve beyler onu en büyük düşmanı karşısında yalnız bıraktılar.
- Zavallı sultanlık budalası, dedi. Bir padişah hazinesinin ateşten büyük, bir padişahlık tahtının kızgın bir saç olduğunu bilmiyor. Dünyanın en kaygısız aptalı benim. Ne peşimde beni öldürmek için koşuşan binlerce atlı, ne yollarımda bana tuzak kurmuş katiller var. Kavga etmek için bile benim kendim gidip belâmı aramam lâzım geliyor. Sarı Yani'ye kim değer verir de çarpışır!..
- Evvelâ ben Türk padişahı olmak istemiyorum, dedi. Olur a, istemiş olsam bile benimle beraber sizin de istemenize pek lüzum görmeyenlerdenim.