O halde "Bizi mutlu kılan şey şartlardan çok ruhumuzdur"İstemekle değil ,istememekle hür olan ruhumuz.
Hayat,bilgi istediği gibi bedel de istiyor.Ekmeği tanıman yetmiyor,onu sofrana götürebilmek için bedel ödüyorsun.Postanede ki memurun "pul!" diye feryat etmesi boşuna değil. Hayat bedel istiyor
...Zira bedelsiz alındığı düşünülen şeylerin bedeli daha ağırdır
Herkesin seviyormuş gibi yaptığı ancak sevginin ne olduğunu pek az kimsenin bildiği bir zamanda yaşıyoruz.Belki de bütün zamanlar böyleydi.
Ah tahterevalli! Ey hayatım özeti !Kısa aralıklarla alçalma ve yükseliş.Güçlüyle zayıf arasında kurulamayan denge !Ey paylaşmada ki heyecan !
Her kim ki sevmeyerek bakarsa Yusuf u çirkin görür
Hakkın değil , gücün belirlediği sınırları hangi dikenli tel koruyabilir? Hangi mayın ,hakkını isteyen bir kalbi berhava edebilir ? Arşimet'in dayanak noktasıdır.Hak ve kaldırılacak ağırlığa yaklaştıkça kudreti artar. Madem kaldıracın gücü dayanak noktasından geliyor,neden üzülelim?
Mutluluk bir seyahat şekli olması gerekirken,bir türlü ulaşılamayan hayali istasyonlar haline geliyor.
Zarf mahremiyettir,mahrem olmasa da satırlar.
Piyanonun tuşları,yan yana durdukları halde susmayı bildiklerinden dinletiyorlar kendilerini.
Necip Fazıl Kısakürek
Recaizade Mahmut Ekrem
Platon (Eflatun)
Adolf Hitler
Mehmet Akif Ersoy
Nilgün Marmara
Feridun Andaç
Mehmet Eroğlu
Doğan Yurdakul
Chris Cleave